Hz.Hubble’ın Rüyaları

mazmum edelim önce, memur belki
sen saçlarına bigudiler sardır
ben gelirim açarım kıskaçlarını
fiyonk fiyonk demirlemiş
mahzun edelim birbirimizi önce,
sonra maşuk belki,

Birbirimizi Mezun Edelim‘den

ideefixe.com adresinde indirimli olarak satıştaHubble şu soru ile başlar:

Soru:16. Bir insan karanlıkta parmağı ile gözün iki köşesinden birine bastırdığı ve gözünü parmağından uzağa çevirdiği zaman, bir tavuskuşunun kuyruğundakiler gibi bir renkler dairesi görecektir. Eğer göz ve parmak dingin kalırsa bu renkler bir saniyelik bir zaman içinde yiter, ama eğer parmak titrek bir devimle devindirilirse yeniden görünürler. Bu renkler gözün dibinde parmağın basıncı ve devimi yoluyla yaratılan devimlerden tıpkı başka zamanlarda orada görüşe neden olmak için ışık tarafından yaratılan devimlerden olduğu gibi doğmazlar mı? Ve bir kez yaratılan devimler sona ermeden önce bir saniye kadar sürmezler mi? Ve bir insan gözünün üzerine vurulmasıyla bir ışık çakışı gördüğü zaman, retinada vuruş tarafından benzer devimler yaratılmaz mı? Newton, Doğal Felsefenin Matematiksel İlkeleri

“Hz.Hubble’ın Rüyaları” yapı açısından bir uzun şiirden oluşur. Bu uzun şiir -LOCUS DELICTI- baştan aşağı Epik bir dille tasarlanmıştır, yer yer kutsal kitap diline yaklaşması neredeyse tamamen bir parodidir. 14. YY’dan itibaren Doğu’dan Batı’ya doğru göçmekte olan herşeyin en billur ifadesi NASA’nın fırlattığı ve Dünya’nın tepesinde durmakta olan Hubble teleskopudur.

İçindekiler

avucumda dön, avucumda dön
cinim ol, saçları yelesi ziyneti ile şirkim ol
kaç hakkım var demiştin, hepsini siktir et
bana seni senden dilemeyi nasib et

Hubble’ın Mercekleri‘nden


Hubble İçin Uzviyet Şeması.........7
Soru 16. Newton....................9
LOCUS Delicti......................11
Locus in quo.......................21
Locus Standi.......................23
Locus Desperatus...................25
In Situ............................26
De Minimis.........................29
33 Locus enim est principum........33

Hz. Hubble’ın Rüyaları ve Konuşmaları

Lenduha............................36
Ne Ben Yokum, Ne Onlar Eksikti.....41
Birbirimizi Mezun Edelim...........46
Hubble'ın Mercekleri...............50
Hubble ve Işık.....................52
Hz.Hubble'ın Ahir Zaman Sabahları..56
Hubble'ın Gözleri..................62
Ben taştım da geldim...............63
Elif ve Nûn........................68

ben, benden taştım
beden taştı, ot, su, bulut
çürümüş çürük taştı
gölge taştı taş yerden
göğe, sağdan sola taştı
gerimde bırakmadığım bakraç
imbik ve anahtar taştı
kerevetine doymuş kanlı söz
usul bir taşta, kopkoyu bir karanlık
o da taştı.

Ben taştım da geldim, sen neredeydin‘den

Neden Hubble?

Aziz Thomas’tan itibaren Batı Felsefesi ile Din’i arasındaki uçurumda, Descartes’e gelindiğinde “hikmet” yerini kuşkuya bırakmıştır. Bugün bu siteyi açmaya yarayan bilgisayar, işletim sistemleri, tüm teknoloji özünde Şiir dili diyebileceğimiz (rüya dili + Logos + Bilgi + techne) toplamın arasından çekip alınan araçlardır. Şair, gökten aldığını şapşalca huylarına harcamıştır: Şiir Zaman’dan ve Mekan’dan (şimdi ve burada olmaktan) kovulmuştur. Hubble bir teleskop olsa da, uzviyet’i ile Batı’nındır ve buna karşı yapabileceğimiz hiç birşey yok.

“Hubble’ın Rüyaları ve Konuşmaları” içindeki her türlü gönderme ile gömüldüğümüz bu hayatın tatilinin bir parodisinden başka bir şey değildir (ve açıkça ikinci yeni’ye bir reddiyedir). Kendi adıma bu fikirlerin hepsini çeşitli söyleşilerde, yazılarda dile getirmeye çalıştım. Bilim tarihi ile Şair arasındaki uçurum artmaktadır. Unutmayalım, Bilim (Science) kendini bilme tarihi olarak da adlandırılabilir. Bunu pozitivist bir hıyarlık olarak değil, Hegel anlamında Bilme olarak anlamak gerekiyor belki..Hz. Hubble kendini bilmenin trajik ve doğulu sesidir. O DivX ile “De ki…” arasında bir yerdedir..

> Hubble hakkında Suzan Sarı Heves’te yazdı. Metnin tamamı, burada, “Hz.Hubble’ın Rüyalarını Görmek”

Hz.Hubble’ın Rüyaları için daha fazla bilgi İdeefixe.com’da mevcut.