Öyleyse bir ilgisi olmalı
ağzımdaki bu kokuyla, şu kulağımdaki uğuldamanın
ben duyuyorum gelen tıkırtıları bilgisayarın oralarından
bu kulaklık, örneğin, ilettiği gibi
iletebiliyor mu bendeki cızırtıyı
duyduğum şekliyle muazzam inişleri, çıkışları.
kaydedebiliyor mu bir sismograf, sabitlendiği yerden
o ucuz sehpadan belli olabiliyor mu
kaç cinnetin elde yarım koçan, kapıdan daldığının Metnin devami burada »
The Principles of Psychology - William James (1890), The Analysis of Mind by Bertrand Russell, Bertrand Russell and Alfred North Whitehead’s Principia Mathematica (kitabın ilk cildinin 362. sayfasına kadar 1+1=2 kanıtlanamamıştır.), tam metni için bkz
Postmodern Düşüncenin Eleştirel Sözlüğü Ebabil Yayınları, Ayhan Kurt Canavarlığa Yazgılı Şehzade + Müsadere Ebabil Yayınları okunası şeyler. micheal clayton (2007) seyredilesi bir film ve Culture Beat dinlenesi şeyler.
Türkiye’de yayıncılık, özellikle dergi yayıncılığı konusunda az çok fikir sahibi olanlar, Güney dergisi’nin yaptığı açıklamayı ve verdiği kararı anlar, eminim bundan. Ama bir yandan da, kendisi geçindiremeyecek bir “okur kitlesi” yaratamayan bir dergi ya da dergiler çıkarmak için neden kendimizi yorarız, bu da kafada soru işareti olarak durur. Ben bu sorulara birkaç tane daha ekleyeyim dedim, oturduğum yerden.
Bir kere Güney’in yıllık abonelik fiyati 20 YTL. Yılmaz Güney anısına kurulmuş böyle bir dergi, nasıl olur da örneğin 10.000′in üzerinde satamaz? Neden acaba, Yılmaz Güney ve filmleri hakkında paso konuşan, yazan, çizen insan evlatları, bir okur olarak bu dergiye yıllık 20 YTL’ye abone olarak destek çıkmazlar. Derginin dillendirmeye çalıştığı ve kendince “muhalif” bulduğu söyleme, bu ülkede bir çok insan yakın duruyordur, bunda da bir şüphe yok. Ama gel gör ki, bütün bu olumlu kitleye rağmen, Güney dergisi dağıtımdan çekildiğini, kendi imkanları ile dergisini dağıtacağını açıkladı. Metnin devami burada »
Tuhaf bir döngüye girmezden önce diye bir yazı yazarak, poetikhars şebekesinin kapandığını ilan ettikten sonra birçok e-posta aldım. Birçok derken aklınıza yanlış şeyler gelmesin, bana göre çok elbet. İlgili metinde, bahsetmek istediklerimin birkaç şekilde anlaşılması işin cabası olsa da, bundan böyle poetikhars şebekesi etrafında pek de hareket olmayacak, özeti buydu yazdıklarımın. Ama galiba insanların kafalarında yankılanan kendi duymak istedikleri olmuş: “Görsel şiir bitti artık!”. Metnin devami burada »