ve de ki!

serkan ışın resmî blog sitesi

İki kitap ama bir

tek yorum var

‘Emine’ Sevgi Özdamar’ın YKY’den çıkan yeni kitabı, herhalde bir yazarın, başka bir yazara yapabileceği en büyük iyilik. Bu, bir armağan kitap, ama bugünlerde örneğini gördüğümüz gibi danışıklı dövüş türü bir kitap değil. Ece Ayhan hakkında duyup, duyabileceğiniz dedikoduların, bir yazarın özyaşamının mahremine rağmen ortaya atılmış saçma sapan ifadelerin karşısında durabilecek kadar sağlam bir kitap karşıdaki. Tüm “kötülüğü” ile Ece Ayhan’ın, kısa, öz ve onu nasıl diyelim, “seven, sevebilen” bir arkadaş tarafından yazılmış, sıkı çekilmiş bir kahve kadar okkalı anıları. Ben en azından bir okur olarak, Sevgi Özdamar’ı, Ece Ayhan’ı neredeyse sıfır noktasında tanımış, onu olduğu gibi kabul etmiş, kabul etmekle kalmamış, yazarı ile yaşamağa alışmış halini kıskandım. Yine bugünlerde birbirilerine sanki ölmüşler gibi sevecen, çılk mektuplar yazarak övmek yerine, bu küçük kitapta biz “düşmüşlüğün” inandırıcı ya da samimi değil, ama hakiki tarafını da görüyoruz.

Bu derli toplu kısa metrajlı belgesel, İkinci Yeni’yi ikinci yapan şeyi, yoksulluk değil ama sefaleti gözler önüne seriyor. Denebilir ki bugün karşımızdaki berduş yazarların arasında yoksul olan çoktur ama sefil olana rastlamak, bu sefilliğin ötesine geçip, orada kendince bir zihin hareketi gerçekleştirebileni yoktur. Dostoyevski Ezilenler’de şu lafı söyletir: “Yoksulluk mu kötüdür yoksa sefalet mi?”. Düpedüz sefalettir Ece Ayhan’ın yaşadığı, kapkara, rezil bir sefalet.

Ece Ayhan ile hemhal olan “mor ötesi” şeylerin arasında, insanın eldiven takmadan ya da radyoaktif giysi giymeden gezemeyeceği izlenimi yaratıldı tam 20 yıldır. Oysa bir üçüncü sayfa haberinin peşinden koşmayı akıl edebilirdik. 300 yıllık, belki de 700 yıllık ‘çüncü sayfalara bakılabilirdi. Gazeteleri sayfaları yine o üçüncü sayfalarda ölenlerin üzerine örtüldüğünden belki, suç mahali insandan yoksun, hikayeden anlatıdan şiirden yoksun bizler için. Ve suç, bilebildiğimiz kadarı ile taşralıların politik merakları, iştahaları yüzünden sadece sıradanın, önemsizin yanına iliştirilmiş sembol sığalarınca anlaşılabilip, istif ediliyor Stalin’in belirttiği gibi artık istatistik olan bir çarpı bin ölü sırasınca. Neydi peki son 20 yıldır kötülük ile kötülük gibi olan arasındaki farkı anlamamamızı sağlayan?

Sevgi Özdamar, belki ancak bir film, bir belgesel, kısa 40 dakikalık bir dökümanter film de iliştireydi bütün bunların arasına, işte o zaman biz, sanıyorum, bir şairi, tam anlamı ile bir çerçeveye oturtabilecek ve temize çekebilecektik.

“Sivil anayasa yapılsa hemen iyi olur bence ve yine hemen ve bir acele yeni seçim yasası ve ayrıca gelecek yıl seçim.” diye yazmış Ece Ayhan, pek de sağlıklı düşünüp yaşamadığı 1991 yılının sonunda mektubunda.

Aradan geçen yirmi yıl içinde ne Ece Ayhan’ı sivilliğine inat, devlet söyleminin karşısına koyabildik, ne de televizyonda şiirlerini seslendirerek, dikine ve verevine okunabilmesini sağladık. Anlaşılan birkaç iyi ve kaçak dost arasında gidip gelen, tuhaf ve merak dolu bir iletişim dışında, Ece Ayhan ve İkinci Yeni’nin diğer şairleri ne dünyadan, ne de dünyanın gidişatından sorumlu tutulabilirler. Bunlar Enis Batur’un deyimi ile belki “frenhoferolamamanın” sınırlarında dolaştırılıp(*), İsmet Özel’in deyimi ile “devletin tarafında” olmaktan müzdariptiler. Öyle ya Ece Ayhan’ın belirttiği gibi bir yandan “hükümet şairi” Fazıl Hüsnü, bir yandan Sait Faik’ten doğduklarını iddia etseler de, bütün bunların içinde “devleti” aramak şart değil midir ve bizde devletlü sınıflardan başka ne vardır?

* Aslında tanımak istediğim başka bir kitap da Balzac’ın yeniden çevrilen “Gizli Başyapıt” kitabı idi, ama Ece Ayhan’ınki ile okunması gerektiği dışında bir öğütüm yok.

Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Yazan Serkan IŞIN

Ekim 21st, 2007 at 3:33 pm

Tek yorum to 'İki kitap ama bir'

Yorumlar için RSS or TrackBack to 'İki kitap ama bir'.

  1. “Ne okusam” derken denk geldim bu kitaplara, iyi oldu; hem “Serkan Işın tavsiye etti” derim, havam olur. Teşekkür ediyoruz efendim. (Yedi sekiz kişi takılıyoruz burada)

    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

    Nuh

    21 Eki 07 at 10:09 pm

Bir yorum da senden

Siteye yorum bırakabilmek için giriş yapman gerekiyor.