cehennemî uğraşlar

Cehennemî Uğraş #1: Görsel Şiir


poetikhars.com: ziyaret etmek için tıklayın

Poetikhars.com kurulmadan önce herşey zinhar.com üzerindeydi. Matbû imkanlar varken -yani zinhar basılı olarak çıkabilecek durumdayken- herşey daha da iyiydi. Gerçi onun da kendine ait sıkıntıları mevcut. Dergi çıkarmak, yayınlamak, dağıtmak derken insan kendisini bir çeşit uğraşlar zinciri içinde buluyor. Örneğin bu yüzden “küçük baş yayıncılık” olarak internet yayıncılığını ve blog türünü tercih ettiydik. Ama görülüyor ki burada da hem sitenin teknik işleri ile uğraşmak hem de ciddi bir yayın faaliyeti sürdürmeye çalışmak oldukça zor. Ama buna rağmen poetikhars.com tekrar güncellendi ve bir milyonuncu kez okurunu bekliyor.

Görsel Şiir’in Türkiye’de yayılması gibi bir derdim pek olmadı. Sadece Modern Türk Şiir’i okurunun -ki bu da pek geniş bir kitle sayılmaz- bundan, Türk Şiiri’nin bu imkanlarından habersiz kalmamasını istedim. Başlarda (2002-2003 gibi) yaptıklarım, düşündüklerimle, bugün olanlar arasında gerçekten büyük bir mesafe var. Bu mesafenin açılmasında, bu ilerlemenin gerçekleşmesinde kişisel inat gösteren Barış Özgür, Suzan Sarı, Deniz Tuncel, Derya Vural, Ayşegül Tözeren, Özcan Türkmen, Zeynep Cansu Başeren, Hakan Şarkdemir, Barış Çetinkol ve poetikhars.com görsel şiir galerisine iş veren bütün kuşağım insanlarına teşekkür etmem gerekiyor. Bugün itibarı ile birisi görsel şiirden ya da buna benzer deneyselliklerden, avangard bakıştan bahsettiğinde sanıyorum ortaya iki ya da üç tane örnek çıkacaksa, en az bir tanesi bizim işimiz olacaktır. Benim için ise gurur kaynağı Görsel Şiir projesinin tamamen sıfırdan inşa edilerek, ortaya çok tutarlı ve en azından üzerinde tartışılabilir bir zemin oluşturmasıdır.

Bunları neden söylüyorum? O site ile yirmibininci kez mücadeleye giriştim bugün. Yine düzenledim, insanların anlaması, rahat gezmesi için yollar aradım. Çetrefilli bir içeriği, hem de şiir okuru gibi acayip zor bulunan bir türe, nette anlatabilmek oldukça zor. Ama bundan yılmıyorum, bunu fark ettim.

Cehennemî Uğraş #2: LOST

LOST

Eğer içinizden “herkes diziden bahsediyor, hem de züppece, ne var alt tarafı kurgu ve nedensellik ilkesinin iptali, biraz gizem, biraz zaman yolculuğu, biraz varoşluş, biraz babalar ve oğullar, biraz da aşk vs.. cilalı karakterlerle işlenmiş, bin yıllık hikayeyi bize yeni diye satıyorlardır kesin” diyorsanız, bunu bir kenara bırakın. Açıkcası LOST’tan aynı şekilde ben de uzak durdum. 3. sezon gelip de, son bölümün son 4. dakikasından sonra olan bitenleri şöyle bir aklınızdan geçirdiğinizde bundan “edebî” bir haz alabilirsiniz. En azından LOST, elin Amerikalı bebelerine, Avrupa’nın, Doğu’nun uzun yüzyıllar boyunca üstesinden gelmeye çalıştığı çeşitli sorunları, mama halinde de olsa anlatabilmiş, anlatmaya çalışmış. 17. ve 18. YY’ları olmayan bir ülke Amerika (bkz. Baudillard) ve bu eksikliği her daim bir yara ve bir nişan olarak da taşımış (anayasası, kuruluşu, insanı, karmaşıklığı vs). Neyse özünde LOST iyidir ve izlemeden önce ne Türkçe sitelere ne de yabancı sitelere göz atmazsanız, çok çok daha iyidir.

Cehennemî Uğraş #3: Yazmak

www.banabunlarlagelmeyin.com + www.hzhubble.com + www.poetikhars.com + www.zinhar.com + Zinharpost.blogspot.com ‘a yazı yetiştirmek. Bunları derleyip toplamak, insanlara yazmaları için yalvarmak, her türlü yoruma ve eleştiriye yetişmek. Modern Türk Şiir’i ile ilgili kafa patlatmak, kitap satın almak, normalda hiç de haz almayacağım Sosyoloji metinleri ile uğraşmak, şiir yazamamak, şiir dışında her türlü yazıyı denemek..

İşlerden

Scanemic Readings: Tarayıcının üzerine herşeyi koyun ve tarayın!
\"Burada olanların anısın\": Tarayıcının üzerinde durmayı tarama sürecince başarabilen herşey..
Motör Tepkileyici Yazıt: Serkan Işın, 2007

www.poetikhars.com/camera

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.