Ağu 31

LogoAvustralyalı şair ve eleştirmenlerden 28 tanesi ilginç bir kitap yapmışlar. Ve bunu ücretsiz olarak da nette ilgili okurun karşısına ücretsiz olarak çıkarmışlar. Editörlüğünü James Stuart’ın yaptığı kitapta, daha çok deneysel alanda şiirle malzeme arasında ilişkiyi sorgulayan işler ve metinler mevcut. Nongeneric yayınları gururla sunar.

Ağu 28

Dada korkut cephaneliği

poetikhars’a dada korkut cephaneliğini attım. İsteyenler gidip bakabilir. Bu ufak silgiler (bunlara rubber stomp diyorum ben, Jim Leftwich’in aksine) şair tarafından oyulmuş, daha sonra da mürekkeple tanıştırılmış ve en son aşamada da beyaz kağıdın üzerinde sarsıntılı ve rastlantısal yolculuklarına bırakılmışlardır. Ortalama olarak bu silgilerle, bazen birini bazen birkaçını birlikte kullanarak 40-50 kadar iş ürettim. Her işin üretimi yaklaşık 2 dk falan sürdü. O kadar kolay üretilebilir durumdalar ki, insan bir noktadan sonra kendisine durması gerektiğini söylüyor. Bu da işin başka bir kısmı.

Görsel Şiir, bana göre dilin, kendi üzerine araçları ile hucüm ettirilerek, bambaşka bir dil olanakları silsilesi yakalanmasının yoludur. Bu yolda kullanılacak araçların, şiire sokulması görselliğin başat kılınması değil, tam tersine aslında bana göre kirli bir fikir olan “şair”in ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Yani burada şair, artık “makina”dır.

Ağu 28

b0nus’u tamamlarken “dada korkut”un metinsel bir uzantısı olarak Ece Ayhan, Metin Eloğlu (Türkiye’nin Adresi ve Horozdan Korkan Oğlan), Mustafa Irgat, Murat Üstübal ve Bülent Keçeli’ye uzanan bir silsile de yazdım. b0nus’a bunlardan bir kısmını tadımlık aldım. Özünde bu silsile şiirler Yunus Emre’ye dayanır. Turgut Uyar’da özellikle Divan’da da görülür, İlhan Berk’te de mevcuttur, Oktay Rifat’ın Dilsiz ve Çıplak’ında. En sağlam temsilcisi, bunu en fazla olgunlaştıran bana göre Necmi Zekâ’dır. Murat Menteş, Ah Muhsin Ünlü de az biraz denemiştir, ama genişletememişlerdir vs. (Bu görüşlerin çoğu olgunlaşmamış şeylerdir, bildiğim tek şey bunun, bu yazma biçiminin Yunus Emre’de mevcut olduğudur.) Metnin devami burada »

Ağu 26
Çeviremeyecek kadar fazla güldüm..

Ağu 25

Cehennemî Uğraş #1: Görsel Şiir


poetikhars.com: ziyaret etmek için tıklayın

Poetikhars.com kurulmadan önce herşey zinhar.com üzerindeydi. Matbû imkanlar varken -yani zinhar basılı olarak çıkabilecek durumdayken- herşey daha da iyiydi. Gerçi onun da kendine ait sıkıntıları mevcut. Dergi çıkarmak, yayınlamak, dağıtmak derken insan kendisini bir çeşit uğraşlar zinciri içinde buluyor. Örneğin bu yüzden “küçük baş yayıncılık” olarak internet yayıncılığını ve blog türünü tercih ettiydik. Ama görülüyor ki burada da hem sitenin teknik işleri ile uğraşmak hem de ciddi bir yayın faaliyeti sürdürmeye çalışmak oldukça zor. Ama buna rağmen poetikhars.com tekrar güncellendi ve bir milyonuncu kez okurunu bekliyor. Metnin devami burada »

Ağu 11

Ad Reinhardt demiş ki

I want to attack the myth of the artist alone in his studio not knowing anything, not thinking anything and then finishing the picture and then the expression I mention lots of times, “Someone else does the dirty work.” I don’t think that’s true. Any artist who says that he doesn’t think about anyththing, that somebody else handles everything for him, is usually not telling the truth and I often wonder why it’s said to other artists. It’s certainly alright for business reasons to tell the public, but why should it be said to other artists when there isn’t any truth to it? Except perhaps in the case of primitives, primitive painters.

Ağu 11

Modern Türk Resmi ile ilgili net üzerindeki kaynakların “dökülüyor” olması bir yana, herhangi bir araştırmada ciddi kaynak olarak bile kullanılmaları sakınca yaratabilir. Artık özensizlikten mi, yoksa ressamları net ortamına aktarma konusundaki isteksizlikten mi, bu işi “vefa borcu” olarak yapmaya çalışanların yeteneksizliğinden ve imkansızlıklarından mı bilinmez ama bugün herhangi biri çıkıp Türk ressamlar hakkında doğru düzgün bilgi aramaya çalışsa örneğin http://www.cemalbingol.com/ ya da www.turkresmi.com gibi sitelere denk gelmesi uzun süre alabilir. Hele Cemal Bingöl’ün sitesi..

Ağu 7

Özdemir İnce'nin Milliyet sayfasındaki haberinde bulunan reklamÖdüller, hâlâ bir şekilde edebiyatı, özellikle şiiri işlevsizlikleri ile şenlendirmeye, haber değeri yapmaya devam ediyor. Hürriyet gazetesinde “ikinci cumhuriyetçilerin canına okumak için” bizzat Ertuğrul Özkök tarafından kadroya alınan “şair” Özdemir İnce, Melih Cevdet Anday ödülünü aldı. Bunun üzerine ödül törenin katılan ve kanımca şiirden pek anlamayan köşe yazarları da konu hakkında fikirlerini belirttiler. Örneğin Özdemir İnce geçen yılda

Metnin devami burada »