Neden Matrix ya hû?

İslam’ın tek, dünyanın da ilk Matrix’çi gizli mezhebi 
Evet, Hürriyet’ten Sabah’a geçen Türkiye’nin tarihçisi Murat Bardakçı olaya böyle girişiyor Pazar Pazar. Okuyalım; önce gerekçe (nereden icab etti değil mi?):

“Dan Brown’ın romanında ortaya attığı iddialar bugün bütün dünyanın yanısıra Türkiye’de de her an gündemde ama Da Vinci’ye atfedilen sırlara rahmet okutacak derecede gizemlerin çok daha fazlasının Şark dünyasının ve özellikle de imparatorluk Türkiyesi’nin geçmişinde vârolduğunu sadece konunun uzmanları biliyorlar. Üç gün devam edecek olan bu yazı dizisini Şark’ın gizemlerini hatırlatmak maksadıyla hazırladım. Bugün Edirne taraflarından başlan esrarlı yolculuğumuzun yarınki ve öbür günkü güzergâhı, İstanbul olacak. “

Evet yaşadık. Bardakçı sağolsun, bizi Doğu’nun gizemleri ve kehanetleri arasında kâh Edirne, kâh Kars civarında dolaştıracak. Başlangıç konumuz Hurufiler, Hurufilik. Bardakçı hızlı bir girişle olaya önce “cinayet süsü” ile gizemi tavan yaptırdıktan sonra, bu gizemli Matrix tarikatının olayını anlatıyor: “Ses olgunlaştığı zaman “söz” olur, söz de harflerden meydana gelirdi, dolayısıyla herşeyin aslı “harf” idi ve her harfin belirli bir sayı değeri vardı. İşte, bu temelden yola çıkan Fazlullah’a göre İslamiyet ile ilgili bütün meseleler Arapça’nın 28, Farsça’nın da 32 harfiyle izah edilebilirdi.” Matrix’te harflerle ilgili kısım var mıydı bilmiyorum. Ama Bardakçı kompozisyonu illa da oraya sürüyor: “İslamiyet’in “Matrix”i olan ve gölgesi günümüzde çok dar bir çevrede devam eden Hurufiliğin ayrıntılarını merak edenler, bu sayfadaki kutulara bakabilirler. ” Demek ki hakikat kutularda, harfler değil. Bakalım neymiş; “Fazlullah’ın sistemi, en basit ifadesiyle şöyledir: İnsanın yüzünde yedi adet “hat” vardır ve bunlar iki kaş, dört kirpik ve saçtır. Doğumla vârolan bu özellikler, “anne hatları”dır.”

Evet, gerçekten bu, şaka yapıyor olmalı diye düşünüyoruz ama bu. Eğer bu sabah, Sabah aldıysanız, bunları görebilecektiniz, okuyabilecektiniz. Kahvaltı masasında eşe dosta anlatacağınız bir geyik olarak da gününüzü şenlendirecekti ama yine de Bardakçı’nın Matrix teorisinin kökünü anlatmayı unutmuş (belki de Bardakçı’nın Sabah’tan aldığı aylık maaş çekinin sayılarının toplamı”nda gizlidir ama ben yine de yardım edeyim;

“Hurufilik öncelikle ezoterik bir inanç sistemidir. Dinlerin “İçrek” (Batın) anlamlarıyla anlaşılması gerektiğini ve bunun da ancak özgür “Yorumlama” (Te’vil) ile gerçekleşebileceğini ileri sürmektedir. Hurufilik, ezoterik yaklaşımlar arasında, kentli nüfusa en fazla hitap edenlerden biridir. O döneme kadar kentlerde pek görülmeyen ezoterik yaklaşımın Hurufilik’le birlikte hızla kentleri de etkisi altına aldığı görülür. Ortodoks İslam’ın simgesel evreni ve kültürü, o güne dek düşünce üretimine kentlerdeki medreseler ve yazılı belgeler yoluyla egemen olmuştur. Hurufilik, yorumlama yoluyla, yüz yıllardır sarsılmaz olduğu sanılan yazı ve kutsal metinlerin egemenliğini yıkmaya koyulur. Harfleri konuşturur. İnsanı kağıda yazılmış olanın üzerine çıkartır. Belge ve kayıtlara güvenen ortodoks sistemin kutsal metinleri, harflere getirilen keyfi yorumlarla kuru yapraklar gibi savrulmaya başlar. Osmanlıların ele geçirdiği kentlere doğru akan heterodoks dervişler, yıllar öncesinden kentlerde yer bulmuş bir Hıristiyan heteroks geleneği ile karşılaşır. Bu geleneğin en etkin temsilcisi “Bogomiller”dir. Biri yazılı İncil’in, diğeri yazılı Kur’an’ın kalıplarına karşı mücadele eden iki farklı dinin heterodoks akımları doğal olarak yakın ilişkiler kurarlar. İslam heterodoksisi Hurufilik olmasaydı bu ilişkiyi kurmakta pek zorlanacaktı. Öncelikle Fazlullah’ın kendisini “Mesih” ilan etmesi bu ilişkinin kurulmasında etkin olmuştur. Fazlullah’ın yazdığı “Cavidan” adlı yapıtın Firişteoğlu tarafından “Aşıkname” adıyla yapılan çevirisinde sık sık “Yuhanna İncil”inden alıntılar yer alamaktadır. On iki imamla on iki havari arasında paralellik kurulmakta, İsrail’in on iki kabilesine göndermeler yapılmaktadır. Anadolu heteroksisi Rumeli’ne geçerken de Hurufilik’ten fazlasıyla yararlanır. Sonradan Bektaşilik incelenirken Hurufi etkilerinin en yoğun olarak Rumeli ve Arnavutluk Bektaşiler’inde görülmesi, Hurufiliğin oynadığı rolün ne denli önemli olduğunu gösterir. “

İşlerden

Motör Tepkileyici Yazıt: Serkan Işın, 2007
Ölüm hep başkasının resmi: Benazir Butto suikaste kurban gittikten sonra www.haberler.com adresinde yer alan resimlerden birinin yer aldığı sayfa. Artık böyle şeyler dikkat çekmiyor ama orada duran iki tane reklam\
Motör Tepkileyici Yazıt: Serkan Işın, 2007
\"Burada olanların anısın\": Tarayıcının üzerinde durmayı tarama sürecince başarabilen herşey..
Motör Tepkileyici Yazıt: Serkan Işın, 2007

www.poetikhars.com/camera

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.