ve de ki!

serkan ışın resmî blog sitesi

YEİS SEYİSİ

yorum yapılmamış

Suskunluğunun baş köşesine gövde yerleştirilmiş bir kısrak ve kahrına vicdan pelerinleriyle nefis balolar için kılıçlar kuşanmıştım. Sokak, kendince akşamları her duvarda hafız olmayı başarıyordu, pis kent sokağı, kent sokağının pisi, pisin sokaktan kenti. Hiç bir kupon tarafından çıkartılamıyordu belediyenin mahalleye yaptığı şey. Aşırı ağır olduğunu bildiğimiz yüreğimizin gövdenin diğer kısımlarına olan bağını farkedemiyordu her kimse.

Öznelerin şiddetle olan ilişkileri harflere konu oluyor, çeşitli dudak denemeleri ile dil, damağı parçalayacak bir darbeyle karşıdakinin ahmak suratına iniyor. Herhangi bir nesne, herhangi birinin canını yerinden etmek için özenle sökülüyordu, menteşelendiği yerden. Her kabus kendisini seslendirecek bir kişi ya da bir kurum tarafından evlat ediniliyordu. Kiplerle kişiler bazı sıfatlara hücum ediyordu.

Sırtlan bellek sığaları, fiyat etiketlerinde ve içinde etik kelimesinin, şirket kelimesinin barındığı incikli boncuklu raflarda gözlerimize çarptığında kendilerini var edecek akışkanla, panzehirle hemen kavuşur, sarılırlar birbirlerine. Her surat karakteristikliğinden kaçamaz ama herhangi bir öyküye konu olması da beklenemez. Konularla şapsal suratları, güçlü kolları birleştirebilen Devrim, sonradan çocuklarının iskeletlerini boynuna asar.

Suskunluğunun baş köşesine elektronik araçlar ve birkaç bin devre oturtulmuş komik robotların bize insancıl geleceği bir zamana doğru devriliyoruz.

Modern insanın modern zamanlarda yaşamayan hiç bir akrabası yoktur, faşistler ve köylüler dışında.

Rating: 0.0/5 (0 oy(lar))

Yazan Serkan IŞIN

Ocak 18th, 2007 at 11:35 pm

Klasör Yazı

Bir yorum da senden

Siteye yorum bırakabilmek için giriş yapman gerekiyor.

BilkentKampus.com