ve de ki!

serkan ışın resmî blog sitesi

Neden bazı antolojilerlde yokum, bazılarında varım?

tek yorum var

Antoloji ve yıllık tartışmaları her zaman izlenmeye değer tartışmalardır. Sağcısı, solcusu, bileni bilmeyeni herkes yıllık ya da antoloji yapmaya heveslidir de. 1990′lardan itibaren yıllık konusu hem bir gündem belirleme hem de bir şekilde görünme kriterlerinden biri haline geldi. Şimdilerde uzun uzun bir şair hakkında düşünmek, yazmak, o şairin şiirlerini enikonu ayrıntılı bir şekilde eleştirmek gibi lüksleri yok insanların. Hele bir de yaşıyorsanız ve hele bir de şiir kamusunun içinde yer almak konusunda belirlenen ölçütlerle değil de, kendi çabanız ve inadınızla yer alıyorsanız. İşiniz zor, tıpkı bende olduğu gibi.

Kaç antolojide, hangi şiirimin yer aldığını kesin olarak bilemiyorum. Çünkü antoloji ya da yıllık hazırlayanların bu konuda bilgi vermek gibi bir yükümlülüğü yok. Ayrıca birbirine yakın zamanlarda çıkmış iki antoloji ya da yıllık türü şeyin birinde yer alıp, diğerinde yer alamamak gibi konular da mevcut. Örneğin hem Şeref Bilsel, Cenk Gündoğdu ikilisinin yıllığında yokum, hem de İbrahim Tenekeci‘nin “Çağdaş Türk Şiiri, Seçilmiş Şiirler Antolojisi” (Lemure Yayınları, Eylül 2005) isimli derlemesinde yer almıyorum. Bu, çok tuhaf.

Neden tuhaf? Akıl sır ermez işlerden biri olsa gerek, zira fikrim yok. Çünkü Tenekeci’nin beni “özenle” almadığı gibi bir hisse kapılıyorum, antolojide yer alan isimlere göz atınca. 2005 yılı içinde hem Yasakmeyve dergisi’nin editörlüğünü yaptım, hem kitap çıkardım, hem de oldukça fazla sayıda şiir yayınladım. Bunun dışında memleketimiz şairinin ufkuna görsel şiir gibi bir konuya da serdim. Varlık, Kitap-lık gibi oldukça fazla izlenen dergilerde de şiirlerim yayınlandı. Bakıyorum, şaka maka 1998′den beri düzenli bir yayın çizgim var. Ama her nedense ya Çağdaş değilim ya da şair değilim.

Aslında haksız değiller. Onların ölçütlerine göre -ki bu ölçütler sağa ya da sola göre çok değişmiyor- şimdi ya büyük bir şairin gölgesinde söyleşi-adamı olarak endam edecek ya da Türk Şiir tarihinin üzerinde bir türlü uzlaşılamamış dize uzamından çekip kopardığım parçalarla şaircilik oynayacaktım. O dergi senin, bu dergi benim gezecek işi “muhabbet”e döküp, tepemin tasının attığı yerde ağız dalaşında şaircilik oynayacaktım. Bunları yapmadığım için galiba biraz fazla göz ardı ediliyorum. E haksız da değiller hani! Çünkü hem herhangi bir şair için övgü / yergi kıskacından kurtulamamış, ne kuramı, ne fikri belli olmayan üç beş satır yazmışlığım var, ne de aylak aylak dolaşmışlığım. Herkes böyle mi yapıyor, hiç sanmam. Genellemek yanlış olacaktır ama yine de ben anlamıyorum olan biteni.

Türkiye’de şiir yıllıkları kadar gereksiz, saçma sapan bir başka iş daha var mıdır? Yıllık bir performans kağıdı ya da karne olarak mı iş görür? Şairin hangi ölçütlere göre seçim yaptığını bilmek gibi bir lüksümüz olamaz mı? Bir şaire biri “kuşağının en verimli şairi” derken, onunla aynı yaşta olan başka bir şair/eleştirmenin hiç sallamaması tuhaf değil mi?

Bu yıllıklarda yer alıp almamak beni ilgilendiriyor mu? Bilgilendirilmediğim için ilgilendirmiyor açıkcası. Kitapçıda hasbel kadar gördüğüm bir yıllığın içinden de, bilmemkaç yıl önce filanca dergide yayınladığım bir şiirin gözüme çarpması ve bu şiirin seçilmiş olması da ilgilendirmiyor. Sadece anlamak istiyorum ve gerçekten merak ediyorum, insanların şiirden ve şair olmaktan anladığı nedir?
 

Rating: 0.0/5 (0 oy(lar))

Yazan Serkan IŞIN

Aralık 6th, 2006 at 11:36 am

Klasör Ahali

Tek yorum to 'Neden bazı antolojilerlde yokum, bazılarında varım?'

Yorumlar için RSS or TrackBack to 'Neden bazı antolojilerlde yokum, bazılarında varım?'.

  1. yazılarınızı cok begendim

    Oylar: 0.0/5 (0 oy(lar) verilmiş)

    merve

    22 Ara 06 at 1:27 pm

Bir yorum da senden

Siteye yorum bırakabilmek için giriş yapman gerekiyor.

BilkentKampus.com