ve de ki!

serkan ışın resmî blog sitesi

O kadar oy mani hay ki..

yorum yapılmamış

Orhan Pamuk’la ilgili son yazı olur mu bilmiyorum ama yine de değinmeden edemeyeceğim. Özdemir İnce’yi bir ayrı sevdiğimi her zaman belirttim. Ama Orhan Pamuk olayından sonra “bakalım ne diyecek?” diye merak ettiğim insanlar arasında hem o hem de Hilmi Yavuz vardı. Hilmi Yavuz köşesinde yazı dizisini sürdürdü ve henüz olaya bulaşmadı. Özdemir İnce ise Pazar günkü yazısında şunlardan bahsetmeyi seçti:

Üç kedi de sokaktan geldiği ve kendilerine ev adabını öğretmeye vaktimiz
olmadığı için evin dışında kalıyorlar. Dışarıda sığınıp barınacakları yerler
var.

Evden duydukları seslere göre tepki gösteriyorlar. Terasa çıktığımı
anladıkları anda terasın altına gelip kedice sesler çıkartıyorlar.

Biraz
sonra aşağı inip elime nevale torbasını alarak ön terasa çıkıyorum. Üçü de
bacaklarıma sürtünmeye, hırıltılar çıkartmaya başlıyorlar. Bu arada kendi
aralarında dalaşıyorlar.

Geçen yıl Max Jacob şiir ödülünü alarak Fransızların gönlünde kurduğu tahtı perçinleyen İnce’nin neden durup dururken kedilerden bahsettiğini herhalde İbrahim Tatlıses’e sormamız gerekiyor. Ama yine de geçen yıl düzenlenen kokteylde ettiği lafları da hatırlamak gerekiyor.

Neler hissettiğimden bahsedeyim. Fransızca benim için son derece önemli bir
olanak olmuştur. Fransızca öğrenebilmek için yarım yüzyıldan fazla zaman
harcadım
. İyi öğrendiğim kanısında değilim ama iyi öğrendiğimi
sanmadığım ve hayran olduğum bu dilin yaşayan en önemli şairleri tarafından
verilen bir ödülü aldım. Dört beş yıldır yabancılara veriliyor. Fransa’da şiir
için verilen en önemli ödüllerden. Bu bir çeşit diplomadır. Rütbedir. Beni
sevindirdi. Son derece mutluyum. Sizin de gördüğünüz gibi Fransız şiirinin
önemli isimleri buradaydı” dedi. (Kaynak: Hürriyet)

Evet, kediler değil mi?

Rating: 0.0/10 (0 oy(lar))

Yazan Serkan IŞIN

Ekim 16th, 2006 at 7:41 pm

Klasör Ahali

Bir yorum da senden

Siteye yorum bırakabilmek için giriş yapman gerekiyor.