Arabî Hegel Bağlantısı..
İki yorum var, gerçi böyle pat diye yazıyorum ama. Hegel ve İbn Arabî konusunda araştırma yaparken karşıma çıkan. Bunlardan biri Ali Bulaç’a, biri de Murat Kekili’ye ait!
Ali Bulaç, şunları diyor tabi bağlam yine de salt Hegel / Arabi ilişkisi değil:
Bu açıdan Batı’ya intikal ettiklerinde artık ne Yunanlıların Eflatun ve Aristo’su, Müslümanların keşfettiği Eflatun ve Aristo idi, ne kitapları çevrilen Müslüman bilginler orijinal hususiyetlerini muhafaza ediyordu. Mesela kitapları 17. yüzyıla kadar Batı üniversitelerinde okutulan İbn Sina, adeta “Avrupalılaştırılmış/Hıristiyanlaştırılmış bir İbn Sina” idi. Meşşai filozofların ve sufilerin ilk yaratılan varlık olarak gördükleri El Aklu’l-Fa’al, Hegel’de Gays olmuştur. Tıpkı Descartes’in İmam Gazali’yi kendine göre okuması gibi, Hegel de İbn Arabi’yi kendine göre okumuş, felsefesine uyarlamıştı. (Zaman.com.tr)
Kekili ise gerçekten olaya tuz biber ekmiş:
-hegel-arabi arasında bir bağ kuruyorsunuz…
üniversiteden bir dekan abimiz bana sordu “biz daha bunun araştırması içindeyiz, bundan emin değiliz, sen nereden bu kanıya vardın” dedi. hocam dedim arabi’nin 70 deve yükü kitabı vardır, hepsi kayıp sadece bir deve yükü kitabı bulundu dedim. bunlar o dönemde doğu felsefesinin etkilenmesinden, ellerinde kitapların olmasından dolayıdır. zaten batılı düşünürler ve bilim adamları doğudan çok etkilenmişlerdir. ilk önce dinsel felsefeler. bunlar mistik doğu kökenli. hegel okunduğunda arabi’den etkilendiği ortadadır. bir tek farkı zaman. mutlak bir etkileşim var. (http://www.vidamp3.com/sarkiciDetay.php?sarkiciID=47)
Neyse, Hegel konusu Yücel Kayıran tarafından böyle araya sıkıştırıldığından beri -ki herhalde 84′ten bu yana Türkçe’ye çevrildiğinden beri (Aziz Yardımlı, İdea Yayınları) hep böyle dolaylı, dolaylı tartışılmakta. Kojeve üzerinden, Fukuyama üzerinden, Lefebvre üzerinden, Habermas üzerinden…
Özetle http://www.ibnarabisociety.org/index.html adresinde meraklısı için bir İbn Arabi Cemiyeti mevcut. Ayrıca bir de Hegel Cemiyeti mevcut: http://www.hegel.org/
Böyle yukarıdaki gibi acayip acayip “olamayana ergi” yöntemleri geliştirileceğine, bu bağlar neden araştırılmaz, üzerlerine konuşulmaz..Ben de bunu anlamıyorum? O Üniversitedeki dekan abisi Kekili’nin, o var ya, işte o harbiden takdire şayan biri olsa gerek. Neyi araştırıyorsun abicim sen? Labaratuar ortamında Hegel Arabi Benzeşmesi gibi birşey mi?
Bir yorum da senden
Siteye yorum bırakabilmek için giriş yapman gerekiyor.