GENÇ TÜRK ŞİİRİ İÇİN ZAPRUDER FİLMİ
Zapruder serisini 2002′de yazmaya başlamıştım. Abraham Zapruder ilham verici bir adam; düşünsenize bir cinayetle ilgili tek film onunki fakat cinayeti aydınlatmaktan uzak, kanıt değil vs. Toplu halde bir yerden bir yere yürüyen şair görünce aklıma bu şiir geliyor nedense..
stereo kimlikler
her kulakta farklı
tını bırakıyoruz çünkü
trajik kimliklerin yerine
daha şık duruyor değil mi?
cıvık nesne tahayyülü
ve az gelişmiş mesel dini
ne ararsan var
- beyoğlunun göbeğinden
sakalına doğru harekete geçer kortej-
saatte 17 mil
70′lerden akan bir sıvıdan
bakır kablo yapan 90′lar
bunu her televizyona bağladı
bakır düşünceler
beyaz ekran üzerinde
acaba nasıl parlardı?
- usta nişancılar çatılarda
ve kitap deposunda yalancı peygamber
ve çitin arkasında bir dolu yabancı
kafka, monet, dali, weber, beckett
diş bilemekteler-
çirkin adamlarla dolu sokak
sarı saçlarından sorumlu dilberler
az sonra şemsiyeyi açacak birisi
kara elbiseli adamlar
ve çatılarda, kitap deposunda, çitin
arkasında telsizler cızırdar
herkes tetikte bekler ya korteji
kortej zeka oyunlarında duralar
“bul karayı al parayı”
kimse şemsiyeyi açacak adamı
tanımaz
- el sallamakla meşguldür arabadakiler
katafalka konmuş stereo kimlikler-
bir dolu yüz salınır karşılarında
beyaz eller, isimler, kızlar erkekler
oğlanlar kürtler araplar acemler
emeviler…kortej gittikçe yavaşlar
galatasaraya girdiklerinde
şatodan onları kim gözler kem gözler
hiçbükey bir aynada acep
yüzler nasıl gülümser?
- yansıması eksik gülüşsüz
tabuta konmuş tahtadan şöval(y)eler-
birden aklıselim sahibi birileri
iki müze düşler
iki ayrı müze tabi ki sonraki bir mesele
silkinirler elleri havada
gözleri dehşet içinde-
60′larda akan kandan
tişörtler basan 90′lar
bunu herkese giydirdi
damarda durmayan kan
kumaş üzerinde acaba
nasıl giderdi?
- araba daha da yavaşlar
modern sanatlar müzesinin olacağı yerde
stereo kimlikler, ibneler, mankenler, kadın
avcıları, şahsiyetsiz piçler, zorbalar,
editörler, yayıncılar, ruhban sınıfı edebiyatın
arabada cesetler görürler elleri havada-
bir dolu yüz salınır karşılarında
kara yüzlerinde fotokopinin acısı
ellerinde karakterler başlıklar helezonlu
tanesi üç kuruşa dergi satarlar
solcular, ekimciler, atatürkçüler,
sahte protofaşistler, kancıklar,
bıçakla doyuma ulaşanlar, buna şiir diyenler
hakiki yüzleri ile bakarlar korteje
arabadaki cesetler kokmaya başlar
- bu ahmet hamdi diye atlar biri
hemen karşılaştırmalı bir dua okur
ardından farkederler yusuf atılgan
yusuf akçura, cemil meriç /of!kokuyorlar bunlar/
biri verevinden okur yüzleri, biri düzünden
stereo kimlikler uyarınca
biri mozart çalar, biri ney
kakafoni içinde biri ağlar, biri sızlar
hırslı kadınlar tezel özlü’ye bakar
nilgün marmara ve nice nice happy yıllar
kimi 80′leri hatırlar, kimi kinini
kimi nukuttan parçalar
kimi nebi’den, kimi mao’dan
eller artık görünmezken
ve katafalka konulan onlarsa
diye düşünür hepsi biz?
oyun düşkünü birkaç şakacı
hala misket oynar-
geniş zamanla yayılan korku
bir geçmişte bir gelecekte
kabus çöküyor iliklerine
katafalka konulan canlılar ve ölüler
çitin arkasından telsizler cozurdar
kitap deposunda sigara tüttüren canavar
tünele yol alırken kortej
herkes evine döner
şatodan biri uzak gözlerinde
hiçbükey hiçbükey gülümser
yüz bilmem kaç kitap yazmış ahmet mithat
galatadan arabanın üzerine atlar
tetikte duran yoktur artık
tetik yoktur
karşılaştırmalı bir dua bile okunmaz
ready-made bir tabuttur kortej
hemen orada yakılır
Bir yorum da senden
Siteye yorum bırakabilmek için giriş yapman gerekiyor.
