AÇMA KUMAŞINDAN TOPAÇ
AÇMA KUMAŞINDAN TOPAÇ
kabası kalsın, içini de sonra oyarsın
şimdi seni gülümsetir kaldığın yerden
dönersin topaçlarına ip yörüngelerine
halı saçaklarına
sallanırsın
tutup çekersin kendini yarı belinden
hokkabazlığından tüm ahali faydalansın
senden olan sana kalsın en iyisi
yivlerine bir fiske attım mı
sallanırsın
kırsak pencereleri camlarından
yine de gidip gölgelere saklanırsın
tereyağlı ballı kızarmış ekmekler
gibi gizli saklı dantellerin
misafirlere kalsın
afşin-elbistan diye bir yer var
farkında mısın
önlüğüne kirşoflar bulaşmış
birkaç ders sonra unutmayı
hatırlarsın silkelersin dirençleri
gitmeler prensesi, babanız çağırıyor sizi
prenslerinizin tek ve ortak marifeti:
gerisin geri sürmek atları
uzaklara sesleniyor hizmetçi
“hangisini seçmediniz soruyor hükümdarımız, yüce”
burada olsa da prensesi gitmeden
yolda dopplerle karşılar haberler seni
neden sonra silinirsin
terkisinde çeyizleri ile
bir hicaz halısına sevdalı
saçaklarından dantel fışkırıyor kısrağın
tam o anda bir salıncak kazası
planlıyor kafasında
kimbilir, burası yazgıya kalsın
kabası kalsın, incesiyle
topaçlarını sararsın.
—- serkan ışın —
temmuz, çok sonra
İşlerden
www.poetikhars.com/camera