Oca 17

* Hiçbir yazınsal iktidar yoktur. Yayın dünyası içindeki hiç bir iktidar, merkez durumunu “edinmemiştir”, onu orada ham halde bulmuştur, bu yüzden yıkılmaya değmez. Bu iktidar alanları, başka iktidar alanlarının önlerinde duran kalkanlar, deyim yerinde ise, sûretleridir. Fakat bu bizim coğrafyamız için muğlak bir sorundur. Sermaye’nin bir iktidar odağı olduğunu düşünmeye başlarsak, toplumsal alandaki tüm rolleri onun düzenlediğini düşünmeye başlarsak, hem yapının kıyısında köşesindeki bir labirentte kaybolup gideriz, hem de yazınsal olarak elimizdeki araçlar bunun için yetersizdir. Yazarın, şairin, imgeler’le yapılan her işin “değilini” üretmesi gerekmektedir. Bu bir biçim ve biçem sorunudur en baştan. İmgeye karşı savaş, onun yöntemlerini tıpatıp, onun creatif menejerliğini tıpatıp, fakat onu geçersizleştirecek ölçüde kısırlaştırarak oluşturulabilir. Metnin devami burada »